Selam. Burası da benim dünyam.
Komşularımı zaten tanıyorsunuzdur, -özellikle Caner’i- pek de sevmem kendilerini.
Öncelikle ben neyim, kimim? Benim bir ismim yok, istediğiniz gibi çağırabilirsiniz. Bir cinsiyetim de yok diyeceğim ama bu bazı kişi ve kurumlarca eşcinsellik olarak algılanabiliyor hala. Eşcinsellik çok farklı bir durum, karıştırmayın.
Ben bir insan mıyım? Duruma göre… Evet tahmin edersiniz ki ben Caner’in bir hayal ürünüyüm. Parantez içinde söylemek gerekirse o saçma sapan anlamsız görünümlü cümlelerin içinden gelen bir karakter diyebiliriz benim için.
Peki niye karşınızdayım? İnanın ben de bilmiyorum.
Bu çocuk deli olabilir mi? Beni sürekli o cümleden bu cümleye koşturup duruyor. “Ben de insanım, bıktım…” demek istiyorum ama söylediğim gibi bizim işler…
Neyse ben şimdi burada size çok laf kalabalığı yapıp kafanızı falan karıştırmayayım. Ben buraya cümlelerin arasından, kelimelerin arkalarına saklana saklana kaçıp geldim. O delinin yanına göndermeyin beni sakın.
Bir daha asla dönmem! Bir de bana niye diye soruyor musun cidden? Bu ne cüret… Ben ve arkadaşlarım orada neler çekiyoruz, sen gördün mü hiç? Cidden yazık…
Caner’i cidden sevmem ama onun dediği kadar varmışsınız. Siz insanlar, bu bir genelleme, neden ucu size dokunmayana dek sessizce tepki veriyorsunuz? Neden bana sahip çıkmadınız? Size Caner’in yanına gitmek istemediğimi söyledim. Bu benim hakkım değil mi?
Size lafımı dinletebilmek için sizin gibi dünyada yaşayan sıradan varlık mı olmam gerekiyor? E hadi oldum diyelim. Sanki size çok fark ediyormuş gibi…
Mesela bir köpek oldum tam da şimdi. Çabuk koşun! Aklı pipisinde herifin teki bana tecavüz etmeye geliyor. İyi ki tam zamanında eski halime döndüm.
Kedi oldum, belki seversiniz… Hadi canım, elinde sopayla bir kadın gelip bana vurmaya çalışıyor. Nasıl koşuyor lan doksan yaşındaki bir kadın bu kadar hızlı? Ben ne yaptım ki ona?
Hadi insan oldum diyelim, siz çok da insan sayılmazsınız ama neyse… Yok, olmaz! Saçmalamayın ya. Ben daha on üç yaşında bir kız çocuğuyum, nasıl evleneyim? Şu beni “verdikleri” kırk yaşındaki öküze bakın, nasıl da sırıtıyor… Aptal herif.
Belki insanların erkek olanlarına daha fazla saygı duyulur diye bu sefer de erkek bir insan olmaya karar verdim. Bu kadarı da olmaz! Hocam, beni ailem bu kadar uzağa sizin yurdunuza size güvendiği yerleştirdi. Siz benden ne istediğinizin farkında mısınız? Bu mu sizin dininiz? Bu mu sizin cemaatiniz? Hocam, vurmayın. Size karşı geldim, fikirlerinizi benimsemedim diye niye dayak atıyorsunuz? Ne demek pantolonumu çıkartayım? Hocam ne oluyor? İyi yırttım bu sefer.
Şimdi diyeceksin ki, onlar çocuk… Bu sefer de yetişkin bir kadın oluyorum, gözünün önünde. Seviyorum mini etek giymeyi, ne olacak? Seviyorum dinim gereği kapalı birisi olmayı, ne olacak? Seviyorum ya dekolteyi, güzel bulunmayı, insanların bana aşık olurcasına bakışlarını… Ne olacak? Ne fark eder! Bir koliye koyup gezdirseniz de, çıplak bir şekilde sokağa salsanız da ben bir kadınım. Bak, toplandı bile etrafıma sapıklar. Ellemeyin vücuduma!
Kadınlar da kimmiş? Erkek oldum lan, hadi bakalım. Ya arkadaşlar ben küçükken amcamlar benim pipiyle çok oynamışlar. O zamandan beri aklım fikrim böyle. Ya da şey mi olsa? Ben aşiretimin koruyucusuyum. Töreyi yerine getiririm. Yok, plak değiştirelim. Ben en iyisi yirmi beş yaşlarında aşiretlerden ve pipi sevdalısı amcalardan uzak bir ailede yaşayan ikinci üniversitemi okuyan bir öğrenci olayım. Yine mi aksiyon be kardeşim? Bakın, kim geliyor uzaklardan… Prof. Dr. Siettirettin hoca geliyor, geçende anlattığım hoca işte. Sırf beni kızlarla gezerken gördüğü için kafayı takan, onun istediği sağcı mı solcu mu ne işte o kitapları okumuyorum diye her seferinde üzerimde baskılar uygulayan kişi. Geçen gün de ailemi arayıp beni kötülemiş. Babam çok kızdı bana, annem ise neredeyse sütünü helal etmiyordu. Bıktım bu dünyadan…
Polis geliyor arkadaşlar, tutukluyorlar beni. Yeter! Bu kadar yıl hapis yatamam ben, suç işlemedim bile…
Yani sayın insanlar, ben size beni korumadınız diye kızdım başlarda ama şimdi çok üzüldüm. Nasıl desem bilemiyorum, içimde bir burukluk var. Ama siz de demediniz ki insan olmadığınızı. Siz tepki göstermeyen birer hayalmişsiniz. İyi ki Caner geldi de söyledi şimdi.
Size selamı var. Barıştık, benden özür diledi. Bana da gerçek insanların nasıl tepkiler gösterdiklerini söyledi. Vicdan denen bir şeyin varlığından bahsetti. Sizin gibi “Bana ne?” ya da “Oh iyi olmuş.” demeyen canlılarmış. Gerçekten sizi haksız yere çok yargıladım.
Bu arada siz niye bu kadar donuksunuz ya? Ot musunuz siz? Biraz tepki verin…
Hadi selametle…