Sine Adası — 1.Bölüm

Geçmişin Kiri Herkes iyi ve kötü, aydınlık ve karanlık, sevgi ve nefret gibi birbirinden zıt şeylerin tam ortasındaki o ince çizgide doğar ve tüm çocukluğu boyunca orada oyunlar oynar. El-Mustafa’nın da dediği gibi, Tanrı’yı görmek isteyenlerin bilmece çözmesine gerek yoktur, çocuklara bakmaları yeterlidir, Tanrı gözümüzün önünde çocuklarımızla oyun oynamakta ve onlara…

Devamını Oku

Karakter Yaşam Analizleri: Saul Goodman

Saul Goodman bir avukattan çok daha fazlasıdır. O, adaletle sahtekârlık arasındaki ince çizgide yürüyen bir cambazdır. Onun dünyasında dürüstlük bir zayıflık, kural ise esneyebilen bir araçtır. Ama Saul’u yalnızca bir dolandırıcı olarak görmek yüzeysel bir yorum olurdu çünkü o, sistemin içinde kalabilmek için sistemi kandırmak zorunda kalan bir adamdır. Suçluların…

Devamını Oku

Karakter Yaşam Analizleri: Tony Soprano

Tony Soprano, bir suçlu olmasına rağmen Amerikan televizyon tarihinin en insani karakterlerinden biridir. Çünkü o, gücün zirvesine çıkmış ama ruhunun en derin noktasında hâlâ kayıp kalmış bir adamdır. Onu diğer anti-kahramanlardan ayıran şey, sadece bir suç örgütünün lideri olması değildir; asıl fark, o örgütün en karmaşık üyesinin bizzat kendisi oluşudur.…

Devamını Oku

Gelip Geçenler Şehri (Fotoğraflarla Muhabbet)

Gelip geçenlere bakıyorum. Kimi, bu şehri yenmek ister gibi yürüyor; omuzları öne düşmüş, adımları öfkeyle dizilmiş. Kimi bağırıyor, kime olduğunu bilmeden… Belki kendine, belki hiç gelmeyecek bir cevaba. Bir başkasıysa usulca geçiyor önümden; kimseye karışmadan, kimseye görünmeden. Ayak sesleri bile yok gibi. Gözlerimle eşlik ediyorum geçenlere. Birinin omzuna yük koyuyorum…

Devamını Oku

Basit Bir Yolculuk (Fotoğraflarla Muhabbet)

Basit bir yolculuk… Kulağa kolay geliyor. Öyle ya, basit işte: Birkaç adım at, biraz yürü, biraz otur, kalk… Ama öyle değil. Değil çünkü mesele gidilen yer değil, yürüyen kimse. İnsan bazen hiçbir yere gitmeden, olduğu yerde de savrulabilir. İçinde. Kafasında. Kalbinde. Ne bindiğin otobüsün koltuğu rahat, ne de vardığın şehir…

Devamını Oku

Bazı İnsanlar İçin Hep Geçtir (Aydın Kara 1. Bölüm)

Ölmemek sandı yaşamayı. İnsanlarca nefret edilmiyor diye seviliyor sandı kendini. Günah işlemiyor diye cennete gideceğine inancı tamdı. Susuyordu herkes karşısında; çünkü susmak sanıyordu saygıyı. Bilmiyordu, saygı muhabbetti. Bilmiyordu bunu. Yetmişinde değildi o, daha kırk bile olmamıştı belki. Ama fark etmezdi. Bazı insanlar için hep geçtir, küçük dostum. Bazı insanlar doğuştan…

Devamını Oku

Bir Hiçliğin Mimarı: Hermann Kafka*

Bazı gölgeler insanın üzerinden hiç kalkmaz. Çocuklukta atılan ilk adımlardan itibaren, bir ses, bir bakış, bir elin masaya ağır ağır inmesiyle büyür o gölge. Kimi zaman soğuk bir suskunluk, kimi zaman gürleyen bir öfke olur. İnsan, gölgesini aşamazsa, ona benzemekten korkarak yaşar. Belki de en büyük mücadele, en yakınında duran…

Devamını Oku

Adil Bir Dünya Mümkün Değildir*

GİRİŞ İnsan toplulukları, var oldukları ilk andan itibaren düzen arayışı içindeydiler. Bu düzeni sağlamak adına yasalar koydular, kurallar belirlediler ve bu kurallara uymayanları cezalandırdılar. Adalet dedikleri kavram, başlangıçta bireyden ziyade toplumu korumak amacıyla var oldu. Bireyin hakkı, toplumun çıkarları yanında küçük bir ayrıntıydı. Zamanla, bireyin de bu denklemde önemli bir…

Devamını Oku

İnsanın Kaderi Ruhunda Saklıdır*

GİRİŞ Bazı sözler vardır, duyduğunuz an zihninize yerleşir ama henüz tam anlamını kavrayamazsınız. Bir yerlerde yankılanır durur, sonra zamanla hayatın içindeki izlerini fark etmeye başlarsınız. Bir gün olur, o söz size ait olmayan bir geçmişten çıkıp sizin geçmişinize karışır ve artık onunla birlikte yaşarsınız. Öyle ki bazı kelimeler, insanın iç…

Devamını Oku

Felaketler İnsanları Bir Araya Getirir*

GİRİŞ Aristoteles, MÖ 384 ve MÖ 322 yılları arasında yaşamış olan bir filozoftur. Günümüzden binlerce yıl önce yaşamış olmasına rağmen düşünceleri ve gözlemleri hala daha bilinirliğini korumaktadır. Retorik, temel olarak iknayı yani inandırmayı amaçlayan bir söz sanatı olarak düşünülebilir. Aristoteles’in aynı adlı eseri de bu bilgi dalıyla ilgili verdiği derslerin…

Devamını Oku

Bir Çıkış Yolunun İcadı

“Tenimi ittirip ruhuma işlemek isteyen inatçı bir rüzgâr hissediyorum her yerimde, her şeyimle o kadar sıkışmış durumdayım ki sanki tüm evrenin hacmi içerisinde bir ben vakumlanmış gibiyim, kaskatıyım ve hiçbir güneş eritemez bu iğrenç kokulu halimi…” Bu sözleri birkaç yıl önce kendime yazmıştım ve ne yazık ki hiçbir harfinde abartı yoktu.…

Devamını Oku

Benim Etik Değerlerim Yok

Eğer yakın çevremdeyseniz, onlarca kez “benim etik değerlerim yok” dediğimi duymuşsunuzdur. Ancak daha da yakın çevremdeyseniz, bu cümlenin düşüncelerim ve hareketlerimle pek de tutarlı olmadığını bilirsiniz. Peki neden sürekli bu cümleyi tekrarlayıp duruyorum? İstanbul’a taşındığım ilk yıldı, henüz bir ay bile olmamıştı. Fakat ben şimdiden neredeyse her toplu ulaşım aracını…

Devamını Oku

Başkanların İsim Yazma Merakı

Sokakta yürürken, yeni üretildiği metalinin parlaklığından belli olan bir çöp kutusuna denk geldim. Parıltısıyla göz alıyor, eskimiş çöp kutularının arasında sanki podyumdaki manken gibi duruyordu. Üzerine kabartmalı şekilde yazılan bir isim ve logo ise dikkatimi çekti: ismi hiç lazım olmayan bir belediye başkanının imzası… Belediye başkanları ve benzeri görevlerde yer…

Devamını Oku

Franz Kafka’yı (Yanlış) Anlamak

“Gregor Samsa bir sabah uyandığında…” Franz Kafka’nın Dönüşüm adlı eseri, edebiyat dünyasına bu çarpıcı cümleyle başlar. Kendini bir böceğe dönüşmüş olarak bulan Gregor Samsa’nın hikayesi, okuyucularını hem rahatsız eden hem de düşündüren bir metaforlar bütünü sunar. Kimileri bu eseri varoluşçuluğun eleştirisi olarak değerlendirirken, kimileri ise sadece absürt bir hikaye olarak görür. Ancak…

Devamını Oku

Yorum bırakın